Yatırımcıların ayrıldıkları en önemli noktalar teknik analiz mi, temel analiz mi sorusuna verdikleri yanıtlardır. Bu iki kutup sürekli olarak birbirine zıt fikirler sunar ve kitlelerin kendi fikirleri etrafında toplanması için çaba sarf ederler. Kişisel görüşüm teknik ve temel analizin bir arada kabul görmesi.
Teknik analiz için bahsedilen sihirbazlık görüşü geçmiş hareketlerden geleceğe yön vermenin kabul görmemesinden kaynaklanıyor. Aslında teknik analizin dayandığı temel nokta matematikteki olasılık yaklaşımına benzer. Matematik problemlerinde havaya atılan paranın yazı-tura gelme olasılığı teknik analizi açıklamaya yeterlidir. 10 sefer atılıp sürekli tura gelen bir paranın 11. atışta yazı gelme olasılığı sıfır ise sürekli yükselen bir senedin teknik analize göre düşmesi de o kadar düşüktür.
Teknik analizde çizilen trendler, fibonacci dalgaları matematiğin bir sonucu ise de gerçekleştikçe ve gördükçe geçerli olduğunu daha net şekilde görmekteyiz. Bu açıdan yatırımcıların en azından trend ve destek-direnç seviyelerini tam olarak bilmelerinin yatırımlarında kar elde etme olasılıkları açısından olumlu bir faktör olduğunu düşünmekteyim. Hiçbir indikatör kullanılmadan trend, hareketli ortalama ve destek-direnç seviyeleri dikkate alınarak zarara uğramak neredeyse imkansızdır. Ancak daha öncede bahsettiğim temel prensiplerin uygulanması dahilinde.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumunuz için teşekkür ederiz.
Hissedarlar