29 Mayıs 2010

Küresel Kriz ve Avrupa Borç Krizi

   Ülkemizde yaşayan herkes, ilk olarak ABD’de meydana gelen krizden dolaylı ve dolaysız derecede etkilendi. Kimi işten çıkarıldı, kimi maaş alamadı… Ama genel bazda baktığımızda bu ekonomik kriz karşısında birçok sektör yara alırken bazı sektörlerimizde bu dönemden hasarsız çıkmayı başarmıştır. Özellikle bankalarımızın bu dönemdeki duruşuna dikkat çekmek istiyorum. 2001 yılında meydana gelen krizde ülkemiz bankaları büyük ders almış ve günümüzde elde edilen başarıya zemin oluşturmuşlardır.  Peki bu son krizden neden bu kadar etkilendik?  ABD’de, Euro bölgesinden yapılan ithalat sonucu meydana gelen stoklar belirli bir zaman diliminde tüketilir ve bunun Avrupa’da ki etkisi stoklar tükendiğinde meydana gelir. Bunun sonucunda, Avrupa’nın nihai mamulünü Amerika’ya satamamasından dolayı, gelişmekte olan ülkelerden mamul alımının azalmasına neden olur. Yani bu durumda Avrupa ülkelerinin, ülkemizden aldığı hammadde de azalma meydana gelir ve böylece ihracat rakamlarımızda bir azalış meydana gelir. Bu kriz dalgası bitti derken yeni bir dalga meydana geldi. Yunanistan krizi…
  Yunanistan, bu kriz meydana gelmeden konuşulmaya başlamıştı zaten. Yani ben geliyorum demişti. Ekonomik politikaları ve giderleri gibi konularda Avrupa devletleri tarafından eleştiriliyordu. Çünkü günümüzde de gördüğümüz gibi o blokta yer alan tüm devletler bir kriz meydana geldiğinde bundan direkt olarak etkileneceklerdi. Öyle de oldu. Avrupa’nın şımarık çocuğu diye tabir edilen Yunanistan’a kurtarma paketleri gündeme gelirken aynı zamanda İspanya ve Portekiz ekonomisi’ninde ağır yaralı olduğu ve batacağı konuşuluyordu. ABD krizini atlattık, toparlanma gelmeye başladı derken piyasalar tekrar bir panik havası içine girdi. Yunanistan’dan başlayan bu dalgaya özellikle Almanya’nın kurtarma paketi için sıcak yaklaşmaması hatta “adaları satın” gibi önerilerde bulunması neden şımarık çocuk denildiğini açıkça gösteriyor. Neler konuşulmadı ki bu süreçte… Halen de konuşulmaya devam ediyor.
  Bu krizden de ülkemiz dolaylı veya dolaysız bir şekilde etkileniyor. Buna özellikle endeks açısından bakmak istiyorum. IMKB endeksine baktığımızda Cuma günü kapanışa yaklaşırken küçük yüzdelerle de olsa bir artış meydana geldi. Ama haftanın ilk günlerinde meydana gelen %4 lere yakın düşüşler az da olsa panik yaşatmaya başlamıştı. Yaklaşık bir yıllık endeksimizin durumuna bakarsak, ilk olarak 50.000 dolaylarında ve daha sonra 45.000 dolaylarında bir desteğin olduğunu görebiliyoruz. Endeks’in birkaç gün önce 51.000 seviyelerini görmesi, satışların meydana gelmesiyle oluşan panik havasıyla acaba endeks desteğini kırarak 50.000’nin altına düşer mi diye düşünmeye başladık. O kötü günler yine mi gelecek diye az da olsa düşünmeye başlarken küçük toparlanmalar meydana geldi. Şimdi dikkatle takip ediyoruz. Acaba şımarık çocuk uslanacak mı yoksa uslandırılacak mı? Şımarık komşunun bize etkisi ne derece olacak … Çok değil az bir süre bekleyip göreceğiz…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederiz.


Hissedarlar